Temmuz sabahı saat 07.55: kuzey İspanya'da dar, arnavut kaldırımlı bir sokakta beyaz gömlekli, boynunda kırmızı mendil olan yüzlerce kişi omuz omuza durmuş, bir azize kısa bir dua okuyor. Birkaç dakika sonra bir roket patlıyor, altı boğa geçiyor ve her şey yaklaşık iki dakikada bitiyor. Pamplona'nın encierrosu, yani boğa koşusu, dokuz gün süren San Fermín festivalinin en meşhur kısmı; festivalin kendisi ise bu iki dakikadan çok daha eski, çok daha büyük ve çok daha tuhaf. takvim.in olarak festivalin ne olduğunu, nereden geldiğini ve tehlikenin parçası olmadan nasıl yaşanacağını sade bir dille anlatıyoruz.
Önemli noktalar
- San Fermín, İspanya'nın kuzeyindeki Navarra bölgesinin merkezi Pamplona'da her yıl 6 Temmuz öğlen 12.00'den 14 Temmuz gece yarısına kadar yapılır. Tarihler değişmez.
- Boğa koşusu (encierro, "kapatma, ağıla sokma") 7-14 Temmuz arasında her sabah 08.00'de başlar, yaklaşık 849 metrelik parkuru genellikle iki-üç dakikada bitirir.
- Festival, iki ortaçağ geleneğinin, boğa güreşli bir yaz panayırı ile Aziz Fermín için yapılan dini törenin 1591'de birleşmesinden doğdu.
- Koşucular en az 18 yaşında, ayık ve polisin talimatına uyan kişiler olmak zorunda. Koşuda 1924'ten bugüne yaklaşık on beş kişi öldü, sonuncusu 2009'da. Yaralanmalar sık; bu bir gösteri değil, gerçek bir risk.
- Festival yalnızca koşudan ibaret değil: roketle açılış, azizin alayı, dev kuklalar, bando takımları, dans ve mumlarla yapılan bir veda var.
- Sabah koşan boğalar öğleden sonraki boğa güreşinde de yer alıyor; bu gelenek hayvan hakları örgütlerince ağır biçimde eleştiriliyor.
Aziz Fermín kimdi, festival nereden çıktı?
Fermín, Navarra'nın koruyucu azizi ve geleneğe göre Pamplona'nın ilk piskoposu. Roma döneminde Hıristiyanlığı kabul eden, üçüncü yüzyılda şehit edilen biri; ölüm tarihi geleneksel olarak 303 kabul edilir. Kaynaklara göre, bugün Fransa sınırları içinde kalan Amiens'te vaaz verirken başı kesilmiş. Pamplona'da ona duyulan saygıya dair kayıtlar ise ancak 12. yüzyılda görülüyor; yani erken dönem hikâyesi efsanenin anlattığından daha ince.
Bugünkü festival, eskiden ayrı zamanlarda yapılan iki geleneğin birleşimi. Biri yaz aylarındaki ticaret panayırıydı: hayvan alım satımı, ticaret ve 14. yüzyıldan itibaren belgelenen boğa güreşleri. Diğeri azizin dini kutlamasıydı ve aslında 10 Ekim'de, çoğu zaman havanın kötü olduğu bir dönemde yapılırdı. 1591'de kilise dini töreni panayırla çakışsın diye 7 Temmuz'a aldı. İkisi tek bir uzun kutlamaya dönüştü; azizin alayının yapıldığı 7 Temmuz hâlâ takvimin merkezi.
Yıllarca dolaşımda olan Türkçe bir tanıtım metni festivalin sabah sekizde bir konuşmayla başladığını yazıyor. Oysa açılış 6 Temmuz'da öğlen 12.00'de, sabah sekizdeki koşu ise ertesi günden itibaren her günün başlangıcı. Gezi planlarken karıştırılan bir ayrıntı bu.
Boğa koşusu nereden çıktı?
En akla yatkın açıklama en pratik olanı. Şehrin dışındaki çiftliklerde yetiştirilen dövüş boğalarının öğleden sonraki gösteriler için arenaya ulaşması gerekiyordu. Çobanlar onları eski şehrin kenarındaki ağıllardan sokaklardan sürüyor, genç erkekler ve kasap çırakları da önlerinde koşmaya başlıyordu; önce meydan okuma olarak, sonra alışkanlık olarak. Tarihçiler başlangıcı Orta Çağ'a koyuyor; 16. yüzyıla ait bir kayıtta yerel gençlerin yasağa rağmen boğaların önünde koştuğu anlatılıyor.
Parkur, adından daha eski. Encierro sözcüğü koşu için ilk kez 1856'da, Estafeta Caddesi eski güzergâhın yerini aldığında kullanılmış. Sürüyü yönlendiren çam ahşap çit, 2.044 tahta ve 388 direkten oluşuyor ve tasarımı 1776'ya uzanıyor. O günden beri koşu başlı başına bir ritüele dönüştü; şehrin koşulları ne kadar ciddiye aldığını kuralları gösteriyor.
Boğa koşusunda tam olarak ne oluyor?
Koşunun sabit bir parkuru var: 848,6 metre. Santo Domingo ağıllarından çıkıp eski şehrin sokaklarından boğa güreşi arenasına uzanıyor. Yol boyunca Santo Domingo yokuşu, Belediye Meydanı, Mercaderes Sokağı, Estafeta'nın uzun düzlüğü, Telefónica denen bir kesim ve son olarak arenaya açılan dar tünel (callejón) geçiliyor. Belediyeye göre koşu yaklaşık iki dakika sürüyor; başka kaynaklar ortalamayı iki buçuk dakika olarak veriyor.
Her sabah altı dövüş boğası koşuyor; yanlarında sakin ve deneyimli, sürüyü yönlendiren iğdiş edilmiş öküzler (steers) ve çobanlar var. Sokaklar başlangıçtan 90 dakika önce yayalara kapatılıyor. Sekize doğru koşucular küçük bir heykelin önünde azizden koruma dileyen kısa bir duayı üç kez arka arkaya söylüyor. Sonra roketler koşuyu işaretliyor: kapılar açılınca biri, boğaların hepsi çıkınca bir başkası, sürü arenaya girince üçüncüsü, hepsi ağıla alınınca dördüncüsü. Canlı yayında izleyen herkes bu patlamaları tanır.
Sıkça aktarılan rakamlara göre sürü saatte yaklaşık 24 kilometre hızla gidiyor; yani kimse boğaları uzun süre geride bırakamaz. Koşucular birkaç saniye bir boğanın hemen önünde kalıp sonra kenara çekilmeye çalışır. En büyük tehlike çoğu zaman boynuzlar değil, düşmeler ve üst üste yığılmalar; özellikle arenanın girişinde kalabalık sıkıştığında.

| Ayrıntı | Rakam |
|---|---|
| Parkur uzunluğu (Pamplona belediyesine göre) | 848,6 m |
| Başlangıç saati | 08.00, 7-14 Temmuz |
| Süre | yaklaşık 2-2,5 dakika |
| Koşu başına boğa | 6, yanında öküzler |
| Koşucu için asgari yaş | 18 |
| Sokakların kapanışı | başlangıçtan 90 dakika önce |
Rehberlerde 825 veya 875 metre gibi başka uzunluklara rastlarsınız. Bunlar eski ölçümlerden ya da arena içindeki kısmın farklı sayılmasından geliyor. Yukarıdaki rakam şehrin kendi yayımladığı rakam.
Gerçekte ne kadar riskli?
Tehlikeli ve şehir de bunu saklamıyor. Kurallar açık: koşucular 18 yaşından büyük olmalı, boğalarla aynı yönde koşmalı, hayvanlara dokunmamalı, onları kışkırtmamalı ve alkollü olmamalı. Kuralı çiğneyene para cezası kesiliyor, polis kişiyi parkurdan çıkarabiliyor. Encierrillo sırasında, yani boğaların sabah erkenden başlangıç ağıllarına nakli sırasında, flaşlı fotoğraf yasak; çünkü hayvanları ürkütebilir.
Rakamlar ciddi; takvim.in'de bu festivale saygıyla bakmayı öneririz. 1924'ten bu yana koşuda on beş kişi hayatını kaybetti; sonuncusu 2009'da, Alcalá de Henares'ten 27 yaşındaki bir genç Capuchino adlı boğanın saldırısıyla öldü. Yaygın tahminlere göre her yıl 200 ila 300 kişi yaralanıyor, çoğu çürük ve ezik. Festival 2020 ve 2021'de Covid-19 nedeniyle iptal edildi.
San Fermín'de boğalardan başka ne var?
Festivalin büyük kısmının koşuyla ilgisi yok. Program, 6 Temmuz öğlen belediye balkonundan atılan roketle, yani chupinazo ile başlıyor; aşağıdaki meydan o sırada birbirine ucuz şarap ve köpüklü şarap sıkan insanlarla doluyor. Klasik nara, "Viva San Fermín, Gora San Fermín", İspanyolca ve Baskça. Roket patlar patlamaz kırmızı boyun mendili (pañuelico) takılıyor ve veda anına kadar boyunda kalıyor.
Beyaz kıyafet ve kırmızı mendil Pamplona'yı tanıtan görüntü. Beyaz giyim 1930'larda, diğer kulüplerden ayrışmak isteyen işçi sınıfından bir arkadaş grubu olan La Veleta tarafından yaygınlaştırıldı ve 1960'larda şehir bunu resmî olmayan bir üniformaya çevirdi. Kırmızı ise gelenekte azizin şehitliğiyle ilişkilendiriliyor.
7 Temmuz günü azizin kendisine ait. 15. yüzyıldan kalma bir San Fermín heykeli, dansçılar, din adamları ve katedral çanı eşliğinde eski şehirde alayla taşınıyor. Her sabah dev figürler sokaklarda yürüyor: 1860'ta yapılmış, yaklaşık dört metre boyunda sekiz dev ve aralarında koca kafalıların (cabezudos) ve kilikilerin de bulunduğu 17 figür daha. Gün boyu müzik var: bando takımlarından, sokak hayatının çoğunu örgütleyen yerel sosyal kulüpler peña'ların yürüyüşlerine kadar.
Festival 14 Temmuz gece yarısı biter. Kalabalık belediye meydanında toplanır, mumlar yakar, kırmızı mendilleri çıkarır ve Pobre de mí ("Zavallı ben") şarkısını söyler: "Zavallı ben, San Fermín bitti." Bu gelenek 1920'lere uzanıyor.
Pamplona'yı dünyaya kim tanıttı?
Ernest Hemingway. 1923'te ilk kez geldi, Güneş de Doğar (The Sun Also Rises, 1926) romanı festivali İngilizce okurlarının önüne koydu ve 1959'a kadar sık sık geri döndü. Öncesinde San Fermín daha çok İspanya içinde biliniyordu; sonrasında uluslararası festival haritasında bir durak oldu. Şehir yazarı sonradan arenanın önündeki bir heykelle andı.
Ün, değişimi de getirdi. Bugünkü festival büyük bir küresel turizm etkinliğine dönüştü ve geleneksel yerel şenlikten çok farklı. Yerliler hâlâ koşuyor; pek çok sakine göre San Fermín'in en güzel yanı ziyaretçilerin görmediği kısmı: aile öğle yemekleri, küçük meydanlardaki danslar ve mahalle peña'ları.

Koşmadan San Fermín nasıl yaşanır?
Ziyaretçilerin çoğu koşmuyor ve festivalin parçası olmanın iyi yolları var.
- Koşmayın, izleyin. En güvenli seçenek parkurun dışında bir noktadan izlemek ya da canlı yayından takip etmek. Bar terasları ve balkonlar çoğu zaman aylar önce tutuluyor.
- Erken kalkın. Sokaklar şafaktan önce doluyor; 07.55'teki şarkı tek başına duymaya değer.
- Günü eski şehirde geçirin. Devlerin, bandoların ve peña'ların peşinden gidin. En güzel anlar ana meydanlarda değil, arka sokaklarda.
- Beyaz ve kırmızı giyin ama akıllıca. Ucuz şarap her şeye bulaşıyor; atabileceğiniz kıyafetler getirin.
- Erken rezervasyon yapın. Festival dokuz gün sürüyor, şehir küçük; oda ve ulaşım çok önceden doluyor. Bazı ziyaretçiler yakındaki kasabalarda kalıyor.
- Yılın geri kalanını da planlayın. Tarihi sabit festivaller planlaması kolay olanlardır; takvim.in birçok festivali şehir ve tarihe göre listeliyor.
- Etik tarafını düşünün. Boğa güreşi sizin için bir şey ifade ediyorsa, koşunun öğleden sonraki gösterilerle bağlantılı olduğunu ve aynı boğaların orada öldürüldüğünü, geleneğe karşı çıkan örgütler bulunduğunu bilin.
Diğer boğa koşularıyla karşılaştırıldığında nasıl?
Boğa koşuları İspanya, Portekiz, Fransa ve Meksika'daki birçok kasabada var. Pamplona'nınki en ünlüsü; Time dergisi ona boğa koşularının "Super Bowl"u demiş. Küçük kasabalar boğalarını açık sokaklarda, bir gün ya da bir hafta koşturuyor ve hava yerel kalıyor. Pamplona ise büyük bir şehir panayırını, bir aziz gününü, dokuz günlük tam bir programı ve uluslararası ilgiyi bir araya getiriyor; bu yüzden bu kadar uzun süredir taklit ediliyor ve eleştiriliyor.
Sıkça sorulan sorular
San Fermín ne zaman yapılır, tarih değişir mi?
Her zaman 6 Temmuz öğlen 12.00'den 14 Temmuz gece yarısına kadar. Boğa koşuları 7-14 Temmuz sabahları 08.00'de.
Boğa koşusu ne kadar uzun, ne kadar sürer?
Resmî parkur 848,6 metre. Koşu yaklaşık iki dakika sürüyor, sürünün ne kadar bir arada kaldığına göre biraz daha uzayabiliyor.
Boğalarla herkes koşabilir mi?
Koşucuların en az 18 yaşında ve ayık olması, polis ile çobanların talimatlarına uyması gerekiyor. Hayvanlara dokunulmaz, onlar kışkırtılmaz. Sokaklar koşudan 90 dakika önce kapanıyor; kuralı bozan para cezası alabilir.
Güvenli mi?
Hayır, ciddi bir risk. 1924'ten beri yaklaşık on beş kişi koşuda öldü, sonuncusu 2009'da, yaralanmalar da sık. Çoğu insan için güvenli bir yerden izlemek daha akıllıca.
Sonuç
San Fermín'i iki dakikalık koşuya ve bol kırmızı-beyaza indirgemek kolay. Aslında bir ortaçağ panayırı, bir aziz günü, dokuz günlük bir sokak partisi ve gelenek üzerine bir tartışma bir arada. Yıl boyunca bunun gibi festivalleri takip etmek isterseniz, size yakın etkinlikleri bulmak için takvim.in iyi bir başlangıç.



